YGS ve LYS’yle İlgili Önemli İpuçları

osym2 Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin değişiklikleri en kısa zamanda öğrenmesi ve çalışmalarını buna göre şekillendirmesi büyük önem taşımaktadır.
1999 yılından beri devam eden “üniversite sınav sisteminde” bu yıl köklü deÄŸiÅŸiklikler yapıldı. Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin yapılan bu deÄŸiÅŸiklikleri en kısa zamanda öğrenmesi ve çalışmalarını buna göre ÅŸekillendirmesi büyük önem taşımaktadır.

Öğrencilerin yeni sınav sistemini yeterince kavramadan hareket etmeleri kaygı düzeylerini yükselteceği gibi, mantıklı bir çalışma stratejisi uygulamalarına da engel olacaktır. Bu anlamda yeni sistem hakkında rehberlik servislerinden detaylı bilgi alınması yararlı olacaktır.

Yeni sınav sistemi YGS (Yük-seköğrenime GeçiÅŸ Sınavı) ve LYS (Lisans YerleÅŸtirme Sınavı) olmak üzere iki basamak ÅŸeklinde olacak. Nisan ayında tek oturumda yapılacak olan ve 160 soruyu kapsayan “YGS”, açık öğretim programı ile 2 yıllık önlisans programlarının yerleÅŸtirilmesinde kullanılacak. Ayrıca meslek liselerinin ek puanla girebildikleri lisans bölümleri de YGS ile öğrenci alacak. Haziran ayında 5 ayrı seansta yapılacak olan “LYS” ise lisans programlarının yerleÅŸtirilmesinde kullanılacak.

Öğrencilerin yeni sınav sistemine ilişkin uyarılar:

YGS, yerleştirme puanına yüzde 40 oranında katkı sağlayacağı için büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla nisan ayına kadar YGS konularını bitirecek şekilde çalışmalısınız.

Testlerdeki soru sayıları arttığı için muhtemelen sınav soruları “geniÅŸ bir konu yelpazesinden” çıkacaktır. Bu yönüyle önceki yıllarda pek soru gelmeyen konulardan da soru çıkabileceÄŸini hesaba katmalı ve çalışmanızı “eksik konu” bırakmayacak ÅŸekilde düzenlemelisiniz.

“Konu bitirmek” öncelikli prensibiniz olmalı. Yeteri kadar konu bitirmeden deneme sınavlarına girmeniz moralinizi bozabilir. Henüz iÅŸin başında iken “deneme kolik” olmak size pek yarar saÄŸlamayacaktır.

Yeni sistemle birlikte herhangi bir puan kaybına uÄŸramadan alanınızın dışında da tercih yapabileceksiniz. Sözgelimi fen alanından mezun olsanız bile hukuk fakültesini tercih edebileceksiniz. Bu durum özellikle “liseden mezun olan öğrenciler” için büyük bir fırsattır. Özellikle fen dersleri “gevÅŸek” olan sayısalcı öğrencilerin sayısalda ısrar etmeyip eÅŸit ağırlıktan sınava hazırlanması, matematiÄŸi vasat olan TM’cilerin de gerçekçi davranıp sözelden hazırlanması mantıklı olacaktır.

Yeni sistemle birlikte 17 puan türü hesaplanacak. Ve bu puan türlerinin oluÅŸumunda derslerin yüzdelik katkısı farklı olacaktır. ÖrneÄŸin matematik ve geometrinin TM-1 puanındaki ağırlığı yüzde 50 iken, TM-3 puanındaki ağırlığı yüzde 35′tir. Dolayısıyla hangi puan türüyle yerleÅŸmek istiyorsanız o puanınızın baz alındığı derslere ağırlık vermelisiniz… Mesela TM-1 puanı ile iktisat bölümüne yerleÅŸmek istiyorsanız matematik ve geometriniz çok iyi olmalı. Ya da TM-3 puanınızla psikoloji bölümünü kazanmak istiyorsanız matematiÄŸi ihmal etmeden sözel derslerinizde yoÄŸunlaÅŸmalısınız.

Eski sistemle kıyaslandığında MF puanında fen derslerinin yüzdelik deÄŸeri arttı (yüzde 34′ten yüzde 42′ye yükseldi). Dolayısıyla MF-3 puanınızla tıp, eczacılık, diÅŸ hekimliÄŸi vb. bölümleri kazanmak istiyorsanız fen derslerine iyice yüklenmelisiniz.

MatematiÄŸi “gevÅŸek” olan sözel öğrencilerine yeni sistemde TS-2 puanı ile büyük bir fırsat sunulmuÅŸ. Eski sistemde sözel puanda sosyalin ağırlığı yüzde 33 iken yeni sistemde bu oran yüzde 45′e çıkmış. Bunun yanında matematiÄŸin bu puanlamadaki oranı yüzde14′ten yüzde 8′e düşmüş.

Ağırlıklı ortaöğretim baÅŸarı puanının (AOBP) etkisi yüzde 21′den yüzde13′e düşürüldü. Artık AOBP 0.8 yerine 0,15 ile çarpılacak. Fakat bu düşüş AOBP’nin etkisinin bittiÄŸi ÅŸeklinde algılanmamalı. Zira 1(bir) puanın dahi ehemmiyetli olduÄŸu üniversiteye yerleÅŸme sürecinde AOBP’nin yüzde 13′lük payının yabana atılması büyük bir hata olacaktır. Bu anlamda okul derslerini asla hafife almamalısınız.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

İlgili Konular

Leave a Reply